Tarçın'ın Fotoğraf Albümü
03 Ocak 2010 // 0 YorumAynı hafta Tarçın’ın 13 yıl boyunca ve hatta son 3 gününde çekilen tüm fotoğraflarını hem kendim hem de ailem için bastırdım; çoğalttım.
Anneannem öldüğü zaman fotoğrafını çekmemiş, gerek duymamış ve hatta beyaz çarşafın altında gördüğüm cansız bedenini, ifadesiz sandığım yüzünü o şekliye anımsamamak için gün boyu en güzel fotoğraflarına bakıp durmuştum. O zaman neden Tarçın’ın fotoğraflarının çekilmesine izin vermiştim, gerek duymuştum?
Uzunca bir süre bunu düşündüm durdum. Bir sebep bulmaya çalıştım. Fotoğrafın amacı neydi? Neden fotoğraf çekiyorduk? Neyin fotoğrafını çekiyorduk? Fotoğraflarda sadece mutlu anlarımızı mı hatırlamak istiyorduk?
Tarçın öldüğünde kardeşim Ayşe Almanya’da master tezini yazıyor, Fransa’da çok önemli bir sunuma hazırlanıyordu, ölümünü ancak bir ay sonra söyleyebildik. Bu süre içinde nasıl haber vereceğimizi, hangi kelimelerle anlatacağımızı düşündük. Öğrendiği zaman herşeyi ayrıntılarıyla anlatacaktık ve kelimelerin yetersiz kaldığı durumlarda ise son fotoğrafları belge niteliğini taşıyacaktı. ‘’Tarçın, işte bu kadar hastaydı…. Mezarı yeşil bir vadiye bakıyor… Tasmasını mezar taşı yaptık…’’ Bir çok cümlede anlatmak istediğimizi bir fotoğraf daha kolay, doğrudan ve çarpıtmadan anlatacaktı. Üstelik yoruma gerek yoktu, yorum Ayşe’ye ait olacaktı.
Anneannemi kaybettiğimde ölümden korktuğum ve ölümünü kabullenemediğim için ölümü anımsatacak her şeyden kaçınmıştım. Tarçın’ın ölümünde ise acının da, üzüntünün de unutulmaması gereken duygular olduğu gerçeğini kavradım. Şimdi albümündeki fotoğraflara baktığımda hem gülüyor, hem ağlıyor, hem de özlüyorum… Tarçın’ı iyileştirmeye çalışan veterinerine teşekkür ediyorum, Tuzla Hayvan Mezarlığı ve Rehabilitasyon Merkezi kurucularına, çalışanlarına minnet duygularımı sunuyorum.
Fotoğraflar olmasaydı duygularım farklı mı olurdu? Şimdiki zaman için değil belki ama insan hafızası kitap dolu bir oda gibi. Eski kitaplar yenilerine yer açmak için odanın en dibine doğru itiliyor. Yani aslında hafızamız nankör, olayların üzerinden vakit geçtikçe bizde bıraktığı etkisi de azalıyor ya da unutuluyor. Ancak fotoğraflarla anımsanmasını, anılmasını istediğimiz anlara, olaylara, yerlere ve zamana geri dönüşümüz daha kolay oluyor…
Benzer Yazılar
-
Hena kucak dolusu iyilikle dünyaya geldi
11 Ekim 2022 // 0 YorumHena 27 Kasım 2010' da dünyaya geldi. Koruncuklara yardım elini uzatarak kucak dolusu iyilikle gel...
-
Eskiye Özlem ve #Tbt
11 Ekim 2022 // 0 YorumMeltem Ulu Kitap Yayınevi'nden çıkardığı ''Değişen İstanbul'un Tanıkları Düğün ve Aile Fotoğrafları'...
-
Ahmet İsvan ''İstanbul'un Halkçı Belediye Başkanı'' sergisi
11 Ekim 2022 // 0 YorumBenim için bu fotoğraflar ömrüm boyunca aynı lezzetin izini bulmaya çalıştığım şekerli ekşi limonata...
-
Calendrier d'Istanbul Commentaires / The İstanbul Portfolio
13 Ocak 2021 // 0 YorumBen Tarlabaşı bölümündeyim. Frederic'e özle teşekkürlerimizle / With special thanks to Frederic Sub...
