Meltem'in Ayakkabıları

09 Mart 2010   // 0 Yorum

gelin ayakkabısıHer düğünün, her çiftin kendilerine özel şaşırtıcı, duygusal bir hikayesi mutlaka vardır. Meltem ve Erol 28 Ocak 2010’da evlendiler. Meltem gerçekten bıcır bıcır bir gelin, heyecanlı, enerjik ve sevimli. Nasıl tanıştınız diye soruyorum, keyifle ayrıntısı ile anlatıyor. Onları tanıştıran kızıl bir melek var, yere göğe sığdıramıyorlar. Uzun ve  romantik bir hikayeleri var. Birgün biryerde tanışırsanız mutlaka anlattırın…

Düğünde çektiğim bir kare var, basit ama Meltem ve annesi için çok önemli olduğu kadar beni de çok etkiledi. İlk defa bir annenin yıllar sonra kızının bebeklik ayakkabılarını sakladığı yerden çıkarıp kokladığına şahit oldum. Hikayeyi fotoğrafla yazdım ama Meltem’e dedim ki ”Meltem fotoğraf benim, hikaye senin. Fotoğrafa bakınca o anda yaşadıklarını yazabilir misin?” Kırmadı beni…

”Bundan tam 26 sene önce tatlı bir Meltem geldi dünyaya. Evin neşesi, annesinin babasının prensesi, en kıymetlisi oldu. Seneler hızla akıp geçerken, düşe kalka bıcır bıcır o küçücük ayakkabılarıyla dolasan, gülücükleri eksik olmayan minik kız büyüdü… Çok uzaklardan bir prens geldi sonra ve peri masalı orada başladı. “Ben” leri “biz” yapmışlardı, aşkın gösterdiği yolda arkalarına bile bakmadan ilerliyorlardı. Ve büyük gün geldi…Gelinliğini giymiş, duvağını takmış, son hazırlıklarını yapıyordu. Odasında gelin ayakkabılarını giyerken, anneciğinin senelerden beri sakladığı bebeklik ayakkabılarının küçük pembe kutusu çarptı gözüne. Bu sefer bambaşka bir duyguyla baktı onlara, kendi bebeğinin hayalini kurarak, aynı evden aşkını kutlamak için uzaklaştı…” Meltem Bicioğlu Mart 2010

Çok sevdiğim bir arkadaşım  Müge Kekeç yaşgünü hediyesi olarak ‘‘Dahiler ve Aşkları” kitabını almıştı bana. Özcan Erdoğan’ın İkaros Yayınları’ndan. Dahilerin her aşkı romantik değil, her aşk mutlu da bitmiyor, acı dolu olanı çok. Louis Aragon’dan Beethoven’a; Sylvia Plath’den Oscar Wilde’a. Okumanızı öneririm. Kendinizi özleştirdiğiniz bir dahi mutlaka olacaktır. Önsözden bir alıntı ” Bugün bizim için önemli olan; dünyayı kasıp kavuran her türlü savaşın nesnesi durumuna düşürülen ve üzeri kapanan insanın aşktan umudunu kesmemesini ona hatırlatmaktır. Hala yaşanması mümkün olabilecek aşklara öyle çok da uzak olmadığını göstererek, bir dahi’den tutun da kapı komşumuza varıncaya dek her insanın yaşadığı/yaşayabileceği aşkla/aşklarla olan akrabalığımızın altını çizmek, insanın insana olan o insanca yolunu açmaktır. Çünkü o henüz atılmamış adımlara olan inançtır aşk.” Özcan Erdoğan Cağaloğlu Mart 2008

fotoğraf © Ilgın Erarslan Yanmaz


Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.