Küba’da ”Vitrinler – Panolar ve Tezgahlar”

16 Ağustos 2012   // 0 Yorum

Yeni bir ülkeye gittiğinizde o ülkeye ilişkin çabuk bir izlenim elde etmek istiyorsanız, yollardaki billboardlara, panolara, mağaza vitrinlerine ve dükkan ya da seyyar tezgahlara bakın. Size anlayabileceğiniz kadar fazla şey söyleyeceklerdir, anlayamadığınız kısmı ise o ülke ile ilgili bilginizin, genel kültürünüzün az ya da yetersiz olduğudur. Tek bir vitrin ya da pazarda kurulmuş bir tezgah o ülkenin ekonomisi, sosyal yapısı, kültürel ögeleri, siyasi yapısı hakkında çok şey anlatabiliyor ve pek tabi ki küreselleşmenin, tekelleşmenin, tüketimin boyutlarını da…

Küba’da tam da bahsi geçen obje ve kavramları bilinçli olarak fotoğrafladığımı farkettim, çünkü şimdiye kadar gördüklerimden ilgimi zaptedecek kadar çok farklıydılar. Dışardan bir gözlemci olarak herşeye anlam vermeye çalışmak yeterince güç. Yorumlayacak kadar az çok bilgi sahibiydim, fazlasını ifade ediyor olmalı dediğim zamanlarda da kitaplara, sanal ortamdaki bilgilere ve tur rehberimize  başvurdum.

Fotoğraf arşivime baktığım zaman şimdiye kadar gittiğim her yeni yerde bazen algımın ortasında olduğu için, bazen sadece ilginç geldiği, bazen  son derece içgüdüsel, bazen de amaçsızca  panoları, tezgahları ve vitrinleri belgelediğimi farkettim.

Bakacağınız fotoğraflar şimdiye kadar biriktirebildiklerim ve bundan sonra ise bilinçli bir şekilde belgeleyeceğim, şimdilik ‘’Vitrinler – Panolar – Tezgahlar’’ adını verdiğim fotoğraflar. Arşivde çoğaldıkça daha kuramsal bir adla ve belki de daha detaylandırılarak bir proje olarak karşımıza çıkarlar…

KÜBA:

İspanyol sömürgeciliğinden kurtularak, sosyalist bir devrimi gerçekleştiren; kısa bir süre içerisinde tüm ezilmişliğinden kurtulan ve ulusal bağımsızlığı, toplumsal eşitliği sağlamış olan; tüm ekonomik ve ticari ablukalar karşısında direnen; ekonomik , toplumsal, siyasal ve kültürel bir ‘’mucizevi’’devrim gerçekleştiren; tarım, sağlık ve eğitim konusunda örnek alınması gereken reformlar yaratan bir ülke. Dirayetli, kahraman, cesur,   500 yıl boyunca dayanışma içinde ödünsüz bir mücadele veren onurlu  ve kendi kaderlerinin efendisi olduğunu bilen bir halkın yarattığı bir tarih var bu ülkede.  Bu tarihi bilmeden, bu tarihin  kahramanlarını tanımadan, hele ki uygulanan ambargonun yanında, bir de 1990 sonrası  Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla sosyalist ülkelerle arasındaki ithalat – ihracat ilişkisinin çökmesine karşın hiç bir ülkeye muhtaç kalmadan,  geliştirilen stratejileri bilmeden Küba sokaklarında dolaşmak sadece görsel bir şaşkınlık yaratacaktır. Ve ne yazık ki birer aşırı tüketim toplumu bireyi olan bizlerin Kübalılara acıma, zavallı görme duygularımızı tetikleyecektir.  Hayran olmak istiyorsanız yolda gördüğünüz panoların, yumurta tezgahlarının, organoponicosların, son derece sade,  naif  ama gerçekleştirilmesi ve devam ettirilmesi ve başka bir ülkede hayata geçirilmesi güç olan bir hayatın neden ve nasıl var  olduğunu bilmeniz gerekecektir.  Tüm bunları algılayabildikten sonra kendini hissettiren değişimin zorunlu mu, gerçek mi, üzülünecek mi yoksa sevinilecek mi bir şey olduğuna karar vermek size kalıyor…

Birkaç paragrafla anlatılacak  kadar kolay olmayan bu ülke tarihi ve siyasal ekonomik sistemi için ben Küba’nın önemli tarihçilerinden Jose Canton Navarro’nun ‘’Küba Tarihi: Bir Halkın Biyografisi’’ isimli kitabına başvurdum.  Ayrıca www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=29915  adresli Atiye Parılyıldız’ın ‘’Küba’nın Gerçekliği’’ ve www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=18 adresli ‘’Küba Ders Vermeye Devam Ediyor: Kuşatma Altında Beslenme’’ yazılarını inceledim.

fotoğraflar © Ilgın Erarslan Yanmaz

 

 

 

 


Tags:

devrim

Küba

kübada devrim

kübada tarım

kübanın gerçekliği

vitrin


Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.