”Dünya Saati” 2012

02 Nisan 2012   // 0 Yorum

 

”Dünya Saati” ilk defa 2007 yılında WWF ( Dünya Doğayı Koruma Vakfı) Avustralya tarafından Sidney kentinde ışıkların bir saatliğine kapatılması uygulaması ile başladı, geçtiğimiz 5 yıl boyunca 135 ülkeden milyonlarca kişinin ve yüzlerce kurumun, ünlü ve tarihi yapıların katılımıyla gerçekleşen bir küresel harekete dönüştü. Öyle ki 27 Mart 2010 tarihinde gerçekleşen ”Dünya Saati”, 128 ülkeden 4000’nin üzerinde şehirden gelen destekle o güne kadarki en büyük katılımı sağlayarak rekor kırdı. Her yıl Mart ayının son Cumartesi  katılım gösteren mekanlarda  bir saat boyunca elektrik kullanılmıyor. Aslında bu sembolik gibi gözüken günde esas amaç enerji tasarrufu yapmak değil, iklim değişikliğine dikkate çekmek, sonuçları ve sebepleri üzerine düşünülebilmesini sağlamak, doğayla uyumlu ve sade bir yaşantı ile ilgili bilincin artmasını sağlamaya çalışmak. http://dunyasaati.wwf.org.tr/earthhour.html sitesinde ayrıntılı bilgi var.
2012 31 Mart gecesi başka bir çekimden koşarak yetişme yakınlığında olan ve destek verecek olan Galata Kulesi’nin karşısına üçayağımı kurdum. Işıkların söndürülmesine 15 dakika kala  öncesi  – sonrası için karşılaştırmasını yapabilmek için fotoğraf çekmeye başladım. Belgelemeye gelen bir sürü fotoğrafçı ve birkaç kameraman da yerini almıştı. Ortalık ışıl ışıl ve cıvıl cıvıl. Bu kadar çok üçayağı aynı anda ve aynı bölgede görmeye alışık olmayan halk ve esnaf tuhaf tuhaf bakınıyordu ve hatta turistler nereye baktığımızı anlamak için makine hizasına eğilip objektif yönünde gözlerini ileriye dikiyorlardı. Arkamda video çekimi yapacakların ricası üzerine, solumdaki giysi dükkanı tüm ışıklarını kapadı, vitrindeki giysiler görünmez oldu ama dükkanın önünde yatan iki köpek bu durumdan hiç rahatsız olmadı. Saat 20:30’da Galata Kulesi’nin üst tarafındaki pencerelerin oldugu kısımda elektrikler kesildi ben de deklansore basmaya devam ederken ve ileri – geri ışıklı ışıksız fotoğraflara bakarken, aklım da bir ileri bir geri sarıyordu. ”Neyi ne kadar gerektiği için tüketiyoruz; tükettiğimizin ne kadarını üretebiliyoruz?
Vitrin ışıkları mağazalar kapandıktan sonra bile tüm gece yanmak zorunda mı; vitrinlere solar panel kursalar, ampullerin  enerjisini oradan alsalar, bunu yapabilecek teknoloji yok mu?
Yapılan binlerce TOKİ’lerin çatısından akan ve ziyan olan ne kadar çok yağmur suyu var ve yeşillendiriyoruz diye planladıkları parkların altına alışveriş merkezleri ve otoparklar yaparak, yağmur suyunun toprak altına yeraltı sularına kavuşmasını nasıl da engelliyorlar…
Stuttgart’da kaldığımız bir arkadaşın evinde yatakodaları güneşin yoğun olarak geldiği yöne yapılmıştı ve panjurlar güneşi görünce iniyor, birer solar panele dönüşüyor, güneş enerjisini sitenin  iç aydınlatmasında  kullanılan  elektriğe çevrilmesi için depolanmasını sağlıyordu.Yaygınlaştırmak, projelendirmek çok mu zor?
Yaşayan ahşap mı, zehirleyen PVC mi?
Migros’dan Arjantin patatesi mi, mutfak camı önündeki saksıdan roka mı?
Yumaşatma detarjanı yerine karbonat ve lavanta yağı aynı zamanda daha da ekonomik olmuyor mu?
Şuradaki lokantalar atık yağların lavobodan nereye gittiklerini ve zararlarını biliyorlar mı? Yoğunlukla yiyecek sektörünün olduğu Beyoğlu Belediyesi’nin atık yağları toplamak için işbirliği yaptığı bir kurum var mı?
Soracak, sorgulayacak o kadar çok şey var ki, kendi hayatımızdan başlamak en doğrusu belki de… Tüm alışkanlıkları aynı anda ve hızlıca değiştirmek her zaman mümkün olmayabilir, çünkü  günlük hayatta çoğunlukla empoze edilen yaşam biçimi aşırı tüketime ve hiçbirşey üretememeye yönelik. Ama ayrıntı sandığımız şeylerin değiştirme ve dönüştürme gücüne inanmazsak, nükleerin, HES’lerin, GDO’nun değiştireceği şeylere sadece seyirci kalıp, sonuçlarına katlanacağız.
fotoğraflar © Ilgın Erarslan Yanmaz


Tags:

Dünya saati

elektrik

enerji

galata kulesi

WWF


Benzer Yazılar

  • Biyomimikri
    21 Şubat 2020   // 0 Yorum

    ''Biyomimikri'' doğanın insan ihtiyaçlarına cevap verme şeklini modelleme. Kısa tanımı ile çözüm üre...

  • BENİM GÜZEL FOTOĞRAFIM
    20 Şubat 2020   // 0 Yorum

    ‘’BENİM GÜZEL FOTOĞRAFIM’’ / “MY BEAUTIFUL PHOTO” Karma Sergi / Mixed Exhibition 24 Ocak/January –...

  • İnci Pastanesi ve Yeni Rüya Sineması
    19 Şubat 2020   // 0 Yorum

    İstiklal Caddesi Cercle D'Orient binasında bulunan Yeni Rüya Sineması ve İnci Pastanesi, sırasıyla 2...

  • Kodo
    KODO Heartbeats
    15 Kasım 2019   // 0 Yorum

    KODO / Ekkyo: Trans-border İstanbul Kültür Sanat Vakfı 2009 Taiko sınırsız ritmik olanaklara sahip...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.